| Hakan ALBAYRAK |
| "Coni"den kurtulmanın yolu |
| Mehr Haber Ajansı bildiriyor:
"Fars Körfezi'nde yabancı güçlerin varlığı konusundaki görüşleri sorulan Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Hamid, 'Yabancı güçlerin varlığının sebebi var. Kuveyt işgal edildiği zaman yabancı güçleri bölgeye davet eden ülkelerden biri de Katar'dı. Yeni bir işgalin yaşanmaması için onları bölgeye davet ettik' diye konuşarak, 'Amerikalıların bölgeye getirilmesi bizim ortak bir kusurumuzdan kaynaklanıyor. Eğer bölge ülkeleri arasında doğrudan ve şeffaf ilişkiler kurulmuş olsaydı, yabancıların bölgeye davet edilmesine gerek duyulmazdı' dedi. Şeyh Hamid, açıklamasında, hassas dengeler yüzünden Amerikan güçlerine ihtiyaç duyduklarını savunarak, bölgede güvensizlik olduğunu iddia etti ve bölge ülkeleri arasında güven ortamının oluşması halinde yabancı güçlerin bölgedeki varlıklarına artık ihtiyaç duyulmayacağını söyledi." Bu işte, bu! Bütün mesele bu! Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Hamid, Türkiye-Suriye Birliği'nde (Vadi Yayınları 2006) savunduğum tezi doğruluyor. Diyorum ki: "Emperyalistler, kendilerini emniyette hissetmeyen petrol zengini körfez devletlerini korumak bahanesiyle Ortadoğu'da istedikleri gibi at koşturabiliyorlar. Topraklarını Amerikan ordusuna açan Suudi Arabistan, Kuveyt ve Katar hükümetlerini eleştirirken, Osmanlı sonrası Ortadoğu'nun dizaynından kaynaklanan yapısal sorunların ancak yapısal reformlarla çözülebileceği gerçeğini göz ardı etmemeliyiz. (…) Ortadoğu'da karşılıklı ihanetlerin karşılıklı güven bunalımından kaynaklandığını ve fitne düzenini yıkmak için güven bunalımını mutlaka aşmamız gerektiğini söyledik. Bunun için: 1- Arap Birliği, Türkiye ve İran ile bütünleşerek Ortadoğu İslam Birliği'ne dönüşmeli. 2- Bölge ülkeleri (İsrail hariç) arasında bir saldırmazlık anlaşması imzalanmalı ve sınırların ancak karşılıklı rıza ile değişebilirliği güvence altına alınmalı. Kendilerini komşularının tehdidi altında hisseden devletlerin (özellikle Suudi Arabistan, Katar ve Kuveyt'in) endişeleri giderilerek, emperyalistlerin Ortadoğu'daki manevra alanları daraltılmalı. Bir Ortadoğu İslam Birliği üyesinin saldırıya uğraması halinde, bu saldırı başka bir Ortadoğu İslam Birliği üyesinden gelse bile, saldırgana karşı beraber hareket edileceği inandırıcı bir şekilde ortaya konulmalı…" Şeyh Hamid'in sözleri bana bu teklifte ısrarlı olmayı telkin ediyor. |