Selahattin ALTINTAŞ
Sen gerekeni yap,karşılığını görürsün
Her ne konuda olursa olsun, sen gerekeni yap, mutlaka karşılığını göreceksin.
Bugün toplumumuzda birbirimizi sevmemek gibi bir hastalık meydana gelmiştir. İşte bu herkesin gerekeni, üzerine düşeni, kendisinden bekleneni yapmamasındandır.
Özellikle büyükler, büyük olmanın gereğini yaparlarsa elbette saygı ve hürmet göreceklerdir. Sevilecek ve sayılacaklardır. Bugün küçüklerin büyükleri sevip saymamasında en büyük etkenlerden biri büyüklerin büyüklüğün gereğini yapmamalarıdır.
Buğday elde etmek için tarlayı ekersin, elma elde etmek için ağaç dikersin, çocuğun olmasını istersen evlenirsin. Peki… sevgi istiyorsan, sevmek ve sevilmek istiyorsan, toplumda herkesin birbirini sevmesini ve saymasını istiyorsan…
O zaman yapacağın iş: sevgiyi çoğaltacak işler yapmaktır. Sevginin merkezi kalptir. Sevgiler kalplerde çoğalır ve topluma oradan yayılır. Sevmenin tam tersi olan kızmanın da merkezi kalptir. Sevmek ve kızmak ise kişinin elinde değildir. Kendisine yapılan muamele, söz ve davranışlara göre otomatik olarak kalplerde sevme veya kızma meydana gelir.
Aramızda sevginin çoğalması, birbirimizi sevebilmemiz için Peygamberimiz s.a.v. şöyle buyurmuştur.
“İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız zaman birbirinizi seveceğiniz bir şey öğreteyim mi? Aranızda selamı yayınız”
Demek birbirimizi sevmemiz birbirimize yaptığımız hareketlere bağlıdır. Her gün hakaret ettiğin, kendisine kötülük ettiğin birisinin seni sevmesini bekleyebilir misin?
Birisi size daima iyilikte bulunuyor, yardım ediyor, ne aman sıkışsanız elinizden tutuyor. Elbette sizin kalbinizde ona karşı bir sevgi, saygı muhabbet meydana gelecektir. Sizin de ona karşı yaptığınız her harekette bu sevginizin eseri görülecektir.
Amma en yakınınız bile olsa size hep kötülük yapan, fırsat buldukça kendi menfaati için sizi zarara sokan bir kişiye karşı elbette sizin kalbinizde bir kızma ve buğz meydana gelecektir. Çünkü insansın, elinde değil. Bu kızmanız da ne kadar saklamaya çalışsanız elbette hareket ve sözlerinizden belli olacaktır.
Demek bu günkü toplumdaki sevgisizlik ve saygısızlığın sebebi insanların birbirlerine karşı yaptıkları kötü hareketler, söz ve davranışlardır. Yada başka bir deyişle herkesin kendi üzerine düşeni yada kendisinden beklenen hareketi yapmamasıdır.
Herkes üzerine düşeni, kendisinden beklenen hareketi yapmalıdır. Hatta daah fazlasını da yapmalıdır ki toplum fertleri arasındaki sevgi, saygı ve güzel hareketler çoğalsın ve yayılsın.
Öğretmensin, öğretmenliğin gereğini yap, valisin, üzrine düşeni yap; babasın, amcasın, çocuksun, karısın, kocasın, komşusun, bakansın, başbakansın, bekçisin, komutansın hatta er’sin. Ne olursan ol o durumda ne gerekiyorsa, senden ne bekleniyorsa yap, hatta daha fazlasını vazifen olmadığı halde elinden gelen iyiliği de yapmaktad geri kalma ki toplumda sevgi saygı çoğalsın, fertler birbirlerini sevip saysınlar ve herkes mutlu olsun. Eğer sen gerkeni yapmıyorsan o zaman bari zarar verme, kötülük yapma. Çünkü insanlara kötülük yapmamak, zararın dokunmaması da bir iyiliktir. Çünkü toplumdaki sevgi ve saygıları yok eden ve ortakığı sevgisizliğin kaplamasına sebep olan şey yapılan kötü hareketlerdir.
Aynı kişinin ayrı ayrı yerlerde yapması gerek, üzerine düşenler de ayrı ayrıdır, O ayrı ayrı yerlerde o yerin durumuna göre yapman gerekenlerde ayrı ayrıdır.
Mesela sen evde çocukların babası, karının ise kocasısın. Bu durumda onların her birine karşı görevlerin, yapacağın ve yapman gereken hareketler baş ka başka olacaktır. Evden çıktın. Mesela diyelim ki müdürsün. Müdürlüğün gereği yapman gerekenler ayrıdır. Orada da işn ne gerektiriyorsa onları yap. Aynı sen, beraber olduğun kimselerin ise arkadaşısın. Arkadaşlığın gerekleri ise daha başkadır. O zamanda arkadaşlığın gereğini yapacaksın. Aynı sen bazılarının komşususun, bazılarının amcası, bazılarının dayısı, birinin oğlu ve hakeza. Dikkat et. Onların her birine karşı yapman gerekenler ayrıdır ve onların senden bekledikleri de ayrıdır. Öyleyse onların her birisine karşı vazifeni yap.
Peki… Her bir durumda, her bir kimseye karşı ayrı ayrı olan hareketleri ve vazifelerimi ne bileceğim? Onu da islamiyetten öğreneceksin. Başka yerde bulamazsın. Allah cc nasıl emrediyorsa, Peygamberimiz s.a.v nasıl yapmış ve tavsiye etmişse öğren ve ona göre hareket et. Böyle yaparsan her durumda ve herkese karşı doğru hareket etmiş ve vazifeni ve senden bekleneni yapmış olursun. Eğer böyle yapmazsan, veya tam tersini yaparsan toplumdaki bu sevgi ve saygı ortamını bombalamış olursun ki zararı hem sana hem herkese dokunur ve sen, bunun dünyadaki ve ahiretteki neticelerine katlanmak zorunda kalırsın.
Gel, vakit geç olmadan vazifeni yap, senden beklenen güzel hareketleri sergile ve ahirete alnın ak olarak gitmeye çalış.