Abdurrahman DİLİPAK
Gündemi değiştirmek gerek!
“Dink cinayeti” artık “Dink cinayeti” olmaktan çıktı.. Birileri gündemi değiştirmeye çalışıyor, birileri sapla samanı birbirine karıştırıp, işin içinden çıkılmaz hale getirmeye çalışıyor.
Emniyet ve savcılık yeni ve doğru bilgileri halka aktarmak yerine, basının yanlış haberlerinin doğru olmadığı açıklaması ile vakit geçiriyor.
Peki doğru olan ne?

Olay daha ilk günden çığırından çıktı ve derinliklere daldı.. Ortada hâlâ 3 gencin çılgınlıkları kaldı. Sorular ise cevapsız..

Bu arada durup dururken bir “El Kaide”operasyonu, yetmedi bir de Hizbullah operasyonu..

Öyle anlaşılıyor ki, derin güçler paniklemiş durumda.. Bir an önce gerçeğin ortaya çıkartılması gerek. Aksi halde beklenmedik, sansasyonel gelişmeler yaşanabilir. Eğer bu işin gerçeği ortaya çıkartılmazsa bunun arkası gelir.. Birilerinin cür’et ve cesareti artar. Kendilerine bir düzine “Ogün”, bir düzine “Hayal” bulurlar.. Piyasada bu tür bol miktarda genç var. Hiç gözlerinin yaşına bakacaklarını sanmıyorum.. Acımayacaklardır..

Hepimiz Ermeniyiz” diyenleri geçtik, şimdi “Hepimiz Ogünüz” diyen eli silahlı bir sürü adam çıktı ortaya.. Birincisi sembolik ve sanaldı. İkincisi sahici.

Dün Özgürder’in düzenlediği “Emperyalizme karşı İslâmi duruş” konulu konferans için geldiğim Tatvan'daydım.. Bu olaylar Anadolu'dan nasıl okunuyor bir bakmak gerek.. Devletin inanılırlığı, ciddiyeti, temizliği tartışmalı hale geliyor insanların gözünde.. Adına derin devlet denilen, ya da devlete sızmış çetelerin bu pervasızlığı, insanların devlete güvenini sarsıyor.. “Gemisini kurtaran kaptandır” zihniyeti hakim oluyor. Herkes kendi adaletini kendi bildiği şekilde tesis etmeye çalışıyor..

Devlet böyle yaparsa örgütler, çeteler ne yapmaz ki!

Bunu yapanlar devletten destek görmüyorlarsa, bunları derhal ortaya çıkartın ve sistem dışına itin..

Peki Şemdinli'de ne oldu? Van savcısını neden görevden aldınız? Şimdi bu olayı soruşturan savcı nasıl size güvensin? Bazı gerçeklerin izini sürmeye kalkarsa onu da sokağa bırakırsanız ne olacak? Kim koruyacak bu insanları?

Hükümet niçin bir açıklama yapmıyor? Parlamentoya gelişmeler hakkında bilgi veriliyor mu? Ne oluyor memlekette?.. Bu işleri kim, niye tezgahladı?.

Bu iş gençlerin kurdukları bir çetenin işi değil..

Ogün sanki yem olarak kullanılmış gibi.. Beresi ve silahı ile ortada dolaşıyor, ama cep telefonunun kartlarını değiştiriyor..

Ogün de bir kurban. Sadece Dink değil, Ogün de, Hayal de bir kurban..

Kendi çocuklarını yiyen bir sitem var ve insanlar bu canavara aşık, kul-köle.. Kurbanları tarafından alkışlanan ve yüceltilen bir canavar bu derin devlet ya da derin çete..

Eğer hükümet elini çabuk tutup, istihbarat kaynakları bu işin iç ve dış bağlantılarını ve bu zamana denk düşen birtakım operasyonların arkasındaki gayret sahiplerinin ilişkilerini açıklamayacak olursa, yarın isteseniz de bu işi çözemezsiniz..

Ankara'nın elini çabuk tutması gerek.

Yarın Kıbrıs veya Kuzey Irak'ta bir operasyon, başka bir terör olayı ile bu konu gündemden düşürülüp, grubtan birinin beklenmedik ölümü ile, bütün suçlar ona yüklenip dosya kapatılabilir.. Eldeki bu şansı kaybetmeyelim. Yeni suikastların önlenmesi, bu cinayetin arkasındaki güçlerin ortaya çıkartılması ile mümkündür..

Toplumda şöyle bir hava var: Bu işin ucunun derinlere gittiği anlaşıldı, onun için siyasiler ve bürokratlar soruşturmayı derinleştirmekten korkuyorlar. Çünkü karşılarına çıkacak muhtemel güce karşı güçlerinin yetmeyeceğinin farkındalar..

Olay kısa sürede nasıl anlam ve renk değiştirdi. Dink unutuldu ve cinayetin arka planı, cinayetin kendisinden daha önemli hale geldi..

Geç kalan adalet, adalet değildir..

Bir yandan bu işin üstesinden gelinmesi, öte yandan bu işi gölgelemek için gerçekleştirilebilecek muhtemel senaryolara karşı duyarlı ve dikkatli olunması gerek.

Mediadaki birtakım gerçek dışı haberlerin kaynağına inerek, bu olayı örtmek isteyenleri nerede aramamız gerektiğini de görebiliriz..

Bana kalırsa bu suikastı tek bir savcı ile çözmek imkansız.. En az beş savcı yardımcısı gerek. Trabzon'da, Samsun'da, Ankara'da, İstanbul'da sürekli MİT ve emniyetle çalışacak, basında çıkan haberleri değerlendirecek, iddiaları soruşturacak savcılara yardımcı olacak, en az komiser seviyesinde, bir emniyet müdürünün koordinasyonu ile belki bir düzine emniyet görevlisini, savcının emrine vermek gerek.. Tek bir savcının rutin işleri arasında bırakın bu işi takip etmesini, basında çıkan yazıların başlığını okumak için bile zamanı olmaz.. Telefon dinlemelerini kim ne zaman, nasıl değerlendirecek? İşin uluslararası boyutu varsa bunları kim hangi kaynaktan nasıl izleyecek? Belki savcının yanında Emniyet İstihbaratı ve MİT’den bir uzmanın da bulunması gerek..

Eğer Dink cinayeti aydınlatılamayacak olursa, yeni bir cinayette sokağa çıkacak insanların nasıl bir tepki vereceğini kestirmek çok kolay olmayacaktır..

Selâm ve dua ile..